Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK 156 Kapsamında Tutanağın İspat Gücü
HMK 156 uyarınca yargılama işlemlerinin tutanakla ispatı, tutanağın düzeltilmesi, ispat değeri ve kanun yolu bakımından doğurduğu sonuçlar açıklanmıştır.
Hukuk yargılamasında duruşmada ne söylendiği, hangi ara kararın verildiği, tarafın hazır olup olmadığı veya bir usul işleminin yapılıp yapılmadığı sonradan tanıkla ya da taraf beyanıyla değil, kural olarak duruşma tutanağıyla belirlenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 156. maddesi bu nedenle kısa, fakat sonuçları ağır bir düzenlemedir.
Tutanağın ispat gücü ne anlama gelir?
HMK 156’ya göre ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri ancak tutanakla ispat olunabilir. Buradaki kural, uyuşmazlığın maddi vakıalarının yalnız tutanakla ispatlanacağı anlamına gelmez. Düzenlemenin konusu, mahkeme önünde gerçekleştirilen usul işlemleridir.
Örneğin aşağıdaki hususlarda esas alınacak belge tutanaktır:
- Tarafın veya vekilinin duruşmaya katılıp katılmadığı,
- Beyan, kabul, feragat, sulh veya yemin işleminin gerçekleşip gerçekleşmediği,
- Tanık ya da bilirkişinin hangi açıklamayı yaptığı,
- Mahkemenin hangi ara kararı kurduğu,
- Duruşmanın hangi gün ve saatte açıldığı,
- Tarafa kesin süre verilip verilmediği ve ihtarın içeriği.
Tarafın sonradan “aslında farklı söyledim” demesi, tek başına tutanağın aksini göstermeye yetmez. Bu sebeple duruşma sırasında tutanağa geçirilen beyanların kontrol edilmesi şekli bir ayrıntı değil, doğrudan hak kaybını önleyen bir işlemdir.
HMK 154, 155 ve 156 birlikte nasıl uygulanır?
HMK 154, tutanağın içeriğini; HMK 155, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanmasını; HMK 156 ise ispat gücünü düzenler. İkrar, yeminin edası, davadan feragat, davayı kabul ve sulh sonucu gibi ağır sonuç doğuran beyanların, beyanda bulunana okunması ve kanunun aradığı hâllerde imzasının alınması gerekir.
Teknik araçlarla kayıt alınmış olsa bile, bu işlemin yapıldığı ayrıca tutanakla tespit edilir. Ses veya görüntü kaydı, kanuni tutanağın yerine kendiliğinden geçmez.
Tutanak yanlış veya eksik tutulmuşsa ne yapılmalıdır?
Yanlışlık duruşma sırasında fark edilirse derhâl düzeltilmesi istenmelidir. Özellikle talep sonucu, delile ilişkin itiraz, kesin süreye karşı beyan, mazeret, feragat veya kabul gibi konuların eksik yazılması hâlinde avukatın “beyanım aynen tutanağa geçirilsin” talebini açıkça kayda aldırması önemlidir.
Tutanak imzalandıktan sonra fark edilen hata için gecikmeden mahkemeye dilekçe sunulmalı; yanlış veya eksik kaydın niteliği, duruşmanın tarihi ve doğru olduğu ileri sürülen beyan somutlaştırılmalıdır. Mahkemenin bu talep hakkında verdiği karar ve hatanın hükme etkisi, şartları varsa istinaf veya temyiz sebebi yapılabilir.
Buna karşılık, yalnızca tarafın veya vekilin kişisel notuna dayanılması çoğu durumda yeterli olmaz. Çünkü HMK 156’nın amacı, yargılama işlemleri hakkında sonradan doğabilecek tartışmaları objektif ve resmî bir kayıt üzerinden çözmektir.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.01.2013 tarihli, 2012/15463 E. ve 2013/569 K. sayılı kararında duruşmanın taraflara bildirilen saatten önce yapıldığı, bu durumun tutanaktan anlaşıldığı ve davacının duruşmaya gelmemiş sayılamayacağı kabul edilmiştir. Karar, HMK 156’nın yalnız teorik bir ispat kuralı olmadığını; duruşma saatindeki iki dakikalık farkın dahi davanın açılmamış sayılması sonucunu değiştirebildiğini göstermektedir.
Bu kararın uygulanmasında somut dosyanın tutanakları, tebligat kayıtları ve duruşma saatleri birlikte değerlendirilmelidir. Her tutanak hatası kendiliğinden bozma sebebi değildir; hatanın yargılamanın sonucuna veya tarafın hukuki dinlenilme hakkına etkisi bulunmalıdır.
İspat ve delil sorunları
Tutanağa geçirilmesi zorunlu bir işlemin hiç yazılmaması hâlinde, o işlemin gerçekleştiğinin başka delille ispatı kural olarak mümkün değildir. Buna karşılık tutanağın sahteliği, elektronik imza sorunu, maddi hata veya UYAP kayıtlarıyla açık çelişki gibi istisnai durumlar ayrıca incelenir.
Duruşma tutanağı dosyadaki diğer belgelerden bağımsız okunmamalıdır. Tutanakta “ekli belge sunuldu” denilmişse ek belge de tutanağın parçası sayılır. Ancak dosyada bulunmayan bir belgenin sonradan var kabul edilmesi mümkün değildir.
Uygulamada sık yapılan hatalar
En sık görülen hata, duruşma bittikten sonra tutanağın kontrol edilmemesidir. Bunun yanında kesin sürenin başlangıcı ve sonucu, bilirkişi raporuna itiraz, tanığa yöneltilmesi istenen soru, ıslah veya talep artırımına ilişkin beyanların eksik geçirilmesi ciddi sonuç doğurabilir.
Bir diğer hata, yanlış tutanağa karşı hiçbir işlem yapmadan yalnız kanun yolu dilekçesinde “beyanımız farklıydı” denilmesidir. Hatanın öğrenildiği anda mahkemeye bildirilmemesi, iddianın inandırıcılığını zayıflatabilir.
Hukuki değerlendirme
HMK 156, yargılamanın hafızasını tutanağa bağlar. Bu nedenle duruşmada doğru beyanda bulunmak kadar, o beyanın doğru biçimde kayda geçirildiğini denetlemek de tarafların ve vekillerinin sorumluluğundadır. Özellikle hak düşürücü sonuç doğuran usul işlemlerinde tutanak kontrolü ertelenmemelidir.
Bu tür uyuşmazlıklarda yanlış kaydın zamanında düzeltilmemesi veya kanun yolunda somutlaştırılmaması hak kaybına neden olabilir. Dosyanızdaki tutanakların güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Yayın ve doğrulama notu: Metin 31.07.2026 tarihi itibarıyla 6100 sayılı HMK’nın 154-156. maddeleri ile doğrulanabilen Yargıtay uygulaması esas alınarak hazırlanmıştır. Her dosyada tutanağın hükme etkisi ayrıca incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Usul işlemi niteliğindeki beyan bakımından kural olarak tutanak esas alınır. Bu nedenle beyanın tutanağa geçirilmesi sağlanmalıdır.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.