Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 168: Birleştirme ve Ayırma Kararlarına Karşı Kanun Yolu
Davaların birleştirilmesi ve ayrılması kararlarına karşı kanun yolunun ne zaman kullanılacağı ve tek başına bozma sonucu doğurup doğurmayacağı açıklanmıştır.
Davaların birleştirilmesi veya ayrılması yargılamanın yürütülmesine ilişkin ara kararlardır. HMK 168, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin bu kararlarına karşı kural olarak ancak nihai hükümle birlikte kanun yoluna gidilebileceğini düzenler.
İlgili mevzuat hükmü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.168:
(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.
Birleştirme veya ayırma kararı tek başına istinaf edilebilir mi?
Kanunun açık düzenlemesi gereği, belirtilen nitelikteki ilk derece mahkemesi kararları bağımsız olarak istinaf edilemez. Bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı da ancak esas hükümle birlikte temyiz incelemesine taşınabilir.
Amaç, yargılamanın ara kararlar nedeniyle sürekli durmasını önlemektir. Taraf, itirazını duruşma tutanağına ve dilekçesine geçirerek nihai karara karşı kanun yolunda ileri sürebilir.
Usule aykırılık neden tek başına yeterli değildir?
HMK 168, birleştirme veya ayırma konusundaki hatanın tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenmesi ya da Yargıtayda bozma sebebi oluşturmayacağını da belirtir. Hatanın hükmün sonucuna, savunma hakkına, delillerin değerlendirilmesine veya yargılamanın düzenli yürütülmesine somut etkisi gösterilmelidir.
Örneğin birbirinden bağımsız taleplerin tek dosyada yürütülmesi harç, ispat ve hüküm fıkrası bakımından karışıklık doğurmuşsa bu sonuçlar kanun yolu dilekçesinde açıklanmalıdır.
İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler
HMK m.166 davaların birleştirilmesi, HMK m.167 davaların ayrılması, HMK m.58 ihtiyari dava arkadaşlığında bağımsızlık ve HMK m.341 ile 361 kanun yolu hükümleri birlikte uygulanır.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/5509 E. ve 2022/2995 K. sayılı kararında, aynı mahkemede görülmekte olan dosyaların birleştirilmesine ilişkin kararın ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna götürülebileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle ara aşamada yapılan temyiz başvurusu incelenmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 tarihli, 2018/6609 E. ve 2019/6137 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.
Süreler, görevli ve yetkili merci
Taraf, birleştirme veya ayırma kararının neden hatalı olduğunu, hangi dosyanın bekletici mesele yapılması veya hangi taleplerin ayrılması gerektiğini açıkça bildirmelidir. Karara karşı bağımsız istinaf yolu kapalı olsa da ara karardan dönülmesi talep edilebilir; mahkeme usuli kazanılmış hak ve yargılamanın geldiği aşamayı gözeterek değerlendirme yapar.
Nihai karar tebliğ edildiğinde istinaf süresi içinde bu ara karar da istinaf sebebi olarak gösterilmelidir.
İspat, delil ve usul sorunları
Birleştirme için davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyebilecek nitelikte olması aranır. Dava dilekçeleri, taraflar, sözleşmeler, olay tarihleri ve beklenen hüküm ilişkisi karşılaştırılmalıdır.
Ayırma talebinde ise birlikte yürütmenin yargılamayı geciktirdiği, taleplerin farklı usule veya göreve tabi olduğu ya da her bir taraf için ayrı inceleme gerektirdiği somutlaştırılmalıdır.
Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme
Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.
Sık yapılan hatalar
- Birleştirme kararını hemen bağımsız istinafa götürmek.
- Ara karara yönelik itirazı dosyada hiç kayda geçirmemek.
- Birleştirme hatasının tek başına bozma sebebi olduğunu varsaymak.
- Bağlantıyı yalnız tarafların aynı olmasına dayandırmak.
Hukuki değerlendirme
Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.
Günser + Partners ile iletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynak ve doğrulama notu
- Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-168-kanun-yollari-5733bc6f.pdf
- Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
- Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
- Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
HMK m.166 farklı durumları ayrı şartlara bağlar. Mahkemelerin yargı çevresi ve kararların kesinleşme durumu somut olarak incelenmelidir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.