İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Islahın Davaya Etkisi ve Sonuçları | HMK Madde 179

Tam ve kısmi ıslahın usul işlemlerine etkisi, geçerliliğini koruyan deliller, harç, zamanaşımı ve uygulama sorunları HMK 179 kapsamında açıklanmıştır.

Islah, tarafların yargılama sırasında yaptıkları usul işlemlerini kanunda öngörülen sınırlar içinde düzeltmelerine imkân verir. HMK m. 179, ıslahın hangi işlemleri yapılmamış sayacağını ve hangi delil ya da beyanların ıslahla ortadan kaldırılamayacağını düzenler. Islah yeni bir dava açılması değildir; mevcut davanın usuli yapısını değiştirir.

Islah nedir?

HMK m. 176’ya göre taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Davacı talep sonucunu artırabilir, dava sebebini değiştirebilir veya davasını tamamen ıslah edebilir. Davalı da savunmasını usulüne uygun şekilde ıslah edebilir.

Islah yalnızca taraf usul işlemlerine yöneliktir. Feragat, kabul ve sulh gibi maddi hukuk sonucu da doğuran işlemler ıslahla geri alınamaz.

HMK Madde 179’un temel sonucu

Islah, bunu yapan tarafın belirttiği noktadan itibaren usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Tam ıslahta dava dilekçesinden itibaren taraf işlemleri yenilenir. Kısmi ıslahta ise yalnızca belirtilen usul işlemi ve ona bağlı işlemler etkilenir.

Islahın kapsamı açık yazılmalıdır. Dilekçenin “talep artırım”, “kısmi ıslah” veya “tam ıslah” niteliği belirsizse mahkeme HMK m. 31 kapsamında açıklama isteyebilir.

Islahla geçersiz kılınamayan işlemler

HMK m. 179/2’ye göre şu işlemler kural olarak ıslahla geçersiz kılınamaz:

  • ikrar,
  • tanık ifadeleri,
  • bilirkişi rapor ve beyanları,
  • keşif ve isticvap tutanakları,
  • yerine getirilmiş yemin,
  • karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirdiği yemin teklifi, reddi veya iadesi.

Bu düzenlemenin amacı, yargılama sırasında elde edilmiş delilleri bir tarafın tek yanlı usul işlemiyle yok etmesini önlemektir. Ancak ıslahtan sonra davanın aldığı yeni şekil bakımından bu deliller tamamen ilgisiz kalırsa HMK m. 179/3 uyarınca dikkate alınmayabilir.

Tam ıslahın etkisi

Davanın tamamen ıslahı hâlinde davacı, HMK m. 180 uyarınca bir hafta içinde yeni dava dilekçesini vermelidir. Süresinde yeni dilekçe verilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarihli, 2021/8728 E., 2022/6037 K. sayılı kararında; tam ıslahın dava dilekçesinden itibaren usul işlemlerini yenileyebildiği, kısmi ıslahın ise belirli bir usul işlemini düzelttiği açıklanmıştır. Mahkeme, ıslahın türünü ve kapsamını doğru nitelendirerek hüküm kurmalıdır.

Tam ıslah yeni bir dava değildir. Dava, ilk açıldığı tarihte açılmış sayılmaya devam eder. Ancak yeni talebin görev, dava şartı, harç ve zamanaşımı yönünden ayrıca incelenmesi gerekir.

Kısmi ıslah ve talep artırımı

Belirsiz alacak davasındaki talep artırım işlemi ile kısmi davadaki ıslah aynı kurum değildir. Dava türü yanlış belirlenirse zamanaşımı, faiz başlangıcı ve harç bakımından farklı sonuçlar doğabilir.

Kısmi ıslahla talep artırılıyorsa artan miktar üzerinden harcın tamamlanması gerekir. Harç yatırılmadan yapılan miktar artırımı hükme esas alınamaz; mahkeme eksikliğin tamamlanması için usulüne uygun işlem yapmalıdır.

Islah yeni vakıa ve talep eklemeye yarar mı?

Tahkikat sona ermeden önce, usulüne uygun ıslahla dava sebebi veya talep sonucu değiştirilebilir. Ancak ıslah yoluyla taraf değişikliği yapılamaz; bunun için HMK m. 124 koşulları değerlendirilir. Ayrıca tamamen farklı bir hukuki ilişkinin davaya eklenmesi, somut olayda yeni dava niteliği taşıyabilir.

Hakim hukuki nitelendirmeyi kendiliğinden yapar. Bu nedenle yalnızca hukuki sebebin değiştirilmesi her zaman ıslah gerektirmez. Önemli olan vakıa ve talep sonucunun değişip değişmediğidir.

Islah, zamanaşımını nasıl etkiler?

Islah edilen talebin zamanaşımı etkisi, talebin ilk dava ile bağlantısına ve Yargıtay’ın ilgili uyuşmazlık türündeki yaklaşımına göre değerlendirilir. Miktar artırımında zamanaşımı def’i özellikle önemlidir. Islahın yapıldığı tarih, karşı tarafın süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı savunması ve dava türü birlikte incelenmelidir.

Bu nedenle “dava açılınca tüm alacak için zamanaşımı kesin olarak kesilir” veya “ıslah edilen kısım her durumda zamanaşımına uğrar” şeklinde genel bir kabul doğru değildir.

Islahın zamanı ve sayısı

Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Kanun yolu incelemesinden sonra bozma üzerine ilk derece mahkemesine dönen dosyada ıslah imkânı, HMK m. 177’deki güncel düzenleme ve bozmanın kapsamına göre değerlendirilir.

Aynı taraf kural olarak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Daha önce yapılan işlemin gerçekten ıslah olup olmadığı, dilekçenin içeriğine göre belirlenir.

Sık yapılan hatalar

Islah dilekçesinde hangi işlemin düzeltildiğinin belirtilmemesi, harcın tamamlanmaması, tahkikat bittikten sonra ıslah yapılması ve maddi hukuk işlemlerinin ıslahla geri alınabileceğinin sanılması başlıca hatalardır.

Bir başka hata, bilirkişi raporunun ıslahla “geçersiz kılındığını” ileri sürmektir. Rapor yeni talep bakımından yetersiz kalabilir; ancak ıslah tek başına raporu dosyadan çıkarmaz.

Hukuki değerlendirme

Islah, eksik veya hatalı usul işlemlerini düzeltmek için güçlü bir araçtır; fakat her eksikliğin çözümü değildir. Dava türü, zamanaşımı, harç, yeni vakıaların kapsamı ve tahkikatın aşaması birlikte değerlendirilmeden yapılan ıslah yeni sorunlar yaratabilir.

Sonuç

Islahın yanlış nitelendirilmesi, talebin incelenmemesine veya zamanaşımı savunmasıyla karşılaşmasına neden olabilir. Somut dosyanızda tam veya kısmi ıslahın sonuçlarının değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat kontrol tarihi: 31.07.2026.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Mevcut davadaki taraf usul işlemlerinin düzeltilmesidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.