İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈5 dk okuma

Karşı Dava Nasıl ve Ne Zaman Açılır? HMK Madde 133

Karşı davanın cevap dilekçesiyle veya cevap süresinde açılması, geç açılan karşı davanın tefriki, harç, görev ve uygulamadaki sonuçları açıklanmıştır.

Karşı dava, davalının yalnızca savunma yapmakla yetinmeyip davacıya karşı bağımsız bir talep ileri sürdüğü davadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 133. maddesi, karşı davanın hangi dilekçeyle ve hangi süre içinde açılacağını; sürenin geçirilmesi hâlinde ise nasıl işlem yapılacağını düzenler. Süreye uyulmaması karşı davanın doğrudan reddini değil, kural olarak asıl davadan ayrılmasını gerektirir.

Karşı dava nedir?

Karşı dava, görülmekte olan asıl davada davalı sıfatını taşıyan kişinin, aynı yargılama içinde davacıya yönelttiği bağımsız davadır. Karşı dava bir savunma aracı değildir. Davalının yalnızca “borcum yoktur”, “davacı kusurludur” veya “talep zamanaşımına uğramıştır” demesi karşı dava sayılmaz. Mahkemeden davacı aleyhine ayrıca bir hüküm kurulmasının istenmesi ve buna uygun dava şartlarının yerine getirilmesi gerekir.

Karşı davanın dinlenebilmesi için HMK’nın 132. maddesindeki bağlantı koşullarından en az birinin bulunması gerekir. Asıl dava ile karşı dava aynı hukuki ilişkiden doğuyorsa veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyebilecek nitelikteyse bağlantı çoğu kez vardır.

HMK Madde 133 ne düzenler?

HMK m. 133 uyarınca karşı dava:

  • cevap dilekçesiyle veya
  • esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle

açılabilir.

Cevap süresi, özel bir düzenleme yoksa dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Mahkeme, HMK m. 127’deki koşullar oluştuğunda cevap süresinin uzatılmasına karar vermişse, karşı dava da verilen ek süre içinde açılabilir. Süre uzatımı kendiliğinden doğmaz; süresinde talep edilmeli ve mahkemece kabul edilmelidir.

Karşı dava dilekçesinde bulunması gerekenler

Karşı dava, bağımsız bir dava olduğundan dava dilekçesinde bulunması gereken unsurları taşımalıdır. Taraflar, vakıalar, hukuki sebepler, deliller ve açık talep sonucu gösterilmelidir. Karşı dava harca tabi ise başvurma harcı ile peşin karar ve ilam harcı da yatırılmalıdır.

Bir cevap dilekçesinde davacıdan alacak talep edilmesi, tek başına her zaman usulüne uygun karşı dava açıldığı anlamına gelmez. Talebin açık olması, dava açma iradesinin anlaşılması ve gerekli harçların tamamlanması gerekir. Bununla birlikte sonradan harç yatırılması, hiç açılmamış bir davayı geçmişe etkili biçimde yaratmaz. Mahkeme, dilekçenin içeriğini HMK m. 31 çerçevesinde açıklattırabilir; ancak taraf yerine dava kuramaz.

Süresinden sonra karşı dava açılırsa ne olur?

HMK m. 133/2’nin açık sonucu, süresinden sonra açılan karşı davanın reddedilmemesidir. Mahkeme, asıl dava ile karşı davayı ayırır ve karşı davayı ayrı bir esasa kaydeder. Bu işlem uygulamada “tefrik” olarak adlandırılır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.11.2020 tarihli, 2018/6700 E., 2020/6794 K. sayılı kararında; cevap süresinden çok sonra harcı yatırılarak ileri sürülen talebin asıl davadan ayrılarak ayrı esasa kaydedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı doğrultuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2018/5627 E., 2019/6780 K. sayılı kararında da geç açılan karşı davanın süre yönünden reddedilmesi yerine tefrik edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu içtihatlar, süre aşımının talep hakkını ortadan kaldırmadığını; yalnızca talebin asıl davayla aynı dosyada görülme imkânını kural olarak sona erdirdiğini göstermektedir.

Boşanma davalarında uygulama

Boşanma davalarında süresinden sonra açılan karşı boşanma davasının tefriki konusunda uygulamada özel bir yaklaşım gelişmiştir. Ayrılan davanın kısa süre sonra yeniden birleştirilmesi gerekebileceği, kusur ve boşanmanın fer’ileri bakımından dosyaların birlikte değerlendirilmesinde usul ekonomisi bulunduğu yönünde kararlar mevcuttur. Ancak bu yaklaşım, her aile hukuku talebinin süresiz biçimde karşı dava konusu yapılabileceği anlamına gelmez.

Özellikle ziynet, mal rejimi alacağı veya bağımsız tazminat talepleri bakımından talebin niteliği, harçlandırılması ve ayrı dava konusu olup olmadığı dikkatle belirlenmelidir. Boşanmanın fer’isi olan nafaka ve tazminat talepleri ile bağımsız malvarlığı talepleri aynı usul rejimine tabi değildir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Karşı dava, asıl davanın görüldüğü mahkemede açılır. Bununla birlikte karşı davanın konusu bakımından mahkemenin görevli olması gerekir. Asıl davaya bakan mahkeme, karşı dava yönünden görevli değilse karşı davanın birlikte görülmesi mümkün olmayabilir.

Yetki bakımından HMK m. 13, karşı dava için özel bir yetki kuralı getirir. Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davanın görüldüğü mahkeme karşı davaya da bakabilir. Kesin yetki bulunan uyuşmazlıklarda bu kolaylıktan yararlanılamaz.

İspat ve delil sorunları

Karşı davacı, karşı dava konusu yaptığı vakıaları ispatla yükümlüdür. Asıl davada toplanan deliller, karşı dava bakımından da ilgili olabilir; ancak karşı davanın vakıa ve delilleri açıkça gösterilmelidir. Asıl davaya ilişkin genel bir delil listesine dayanılması, karşı dava bakımından eksik veya belirsiz kalabilir.

Karşı dava açılırken zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ayrıca değerlendirilmelidir. HMK m. 133’teki cevap süresi, maddi hukuktaki zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerin yerine geçmez. Karşı dava cevap süresinde açılmış olsa bile, maddi hukuk süresi dolmuş olabilir.

Sık yapılan hatalar

En sık karşılaşılan hata, savunma ile karşı davanın birbirine karıştırılmasıdır. Davalının mahsup, takas veya ödeme savunması ile bağımsız bir eda talebi aynı şey değildir. İkinci önemli hata, harç yatırılmadan bağımsız talep ileri sürülmesidir. Üçüncü hata ise süre geçtikten sonra açılan karşı davanın reddedilmesi gerektiğinin sanılmasıdır.

Dilekçede “karşı dava” ibaresinin kullanılması tek başına yeterli değildir. Buna karşılık dilekçenin başlığında karşı dava yazmaması da içeriği açıkça bağımsız talep içeriyorsa her zaman belirleyici olmaz. Mahkeme, işlemi hukuki niteliğine göre değerlendirir.

Hukuki değerlendirme

Karşı dava, usul ekonomisi sağlamakla birlikte asıl davanın içinde kaybolan tali bir talep değildir. Bağımsız bir dava gibi kurulmalı, harçlandırılmalı ve ispat planı hazırlanmalıdır. Süre kaçırılmışsa talebin tamamen sona erdiği düşünülmemeli; tefrik, zamanaşımı ve özel dava şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç

Karşı davanın yanlış zamanda veya eksik harçla açılması, talebin ayrı dosyada görülmesine, ek giderlere ve yargılamanın uzamasına yol açabilir. Somut olayınızda karşı dava koşullarının, cevap süresinin ve bağlantı ölçütünün güncel mevzuat ve içtihat çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat kontrol tarihi: 31.07.2026.

Sık Sorulan Sorular

Kural olarak dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık cevap süresidir. Mahkemece cevap süresi uzatılmışsa verilen ek süre içinde de karşı dava açılabilir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.