İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Bilirkişi Raporu Verme Süresi ve Gecikmenin Sonuçları | HMK Madde 274

Bilirkişi raporu için üç ve iki aylık süreler, süre uzatımı, görevden alma, dosyanın iadesi, ücret ve disiplin yaptırımları uygulamasıyla açıklanmıştır.

Bilirkişi incelemesi, hukuk davalarının uzamasındaki en önemli aşamalardan biridir. HMK m. 274, bilirkişiye verilecek rapor süresinin üst sınırını ve raporun zamanında sunulmaması hâlinde uygulanabilecek yaptırımları düzenler. Mahkemenin sınırsız süre vermesi veya geciken raporu sürekli beklemesi kanunun amacına aykırıdır.

Bilirkişi raporu için azami süre

Kural olarak bilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre üç ayı geçemez. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süre iki aydır.

Bu süreler her dosyada otomatik olarak üç veya iki ay verilmesi gerektiği anlamına gelmez. İncelemenin kapsamına göre daha kısa süre belirlenebilir. Kanundaki süreler üst sınırdır.

Süre ne zaman başlar?

Sürenin başlangıcı, görevlendirme kararının ve inceleme materyalinin bilirkişiye usulüne uygun teslim edildiği tarihe göre belirlenir. Dosya veya gerekli belgeler eksik teslim edilmişse rapor süresinin sağlıklı işlemesi mümkün olmayabilir.

Mahkeme, görevlendirme yazısında süreyi açıkça göstermeli ve teslim tarihini UYAP kayıtlarıyla belirlenebilir hâle getirmelidir.

Süre uzatılabilir mi?

Bilirkişi, sürenin bitmesinden önce gerekçeli olarak uzatma isteyebilir. Mahkeme gerekçesini göstererek süreyi bir defaya mahsus olmak üzere kanundaki üst sınırı aşmayacak şekilde uzatabilir. Kural olarak uzatma da üç ayı; basit yargılama usulünde iki ayı geçemez.

İş yoğunluğu şeklindeki genel açıklama her dosyada yeterli kabul edilmemelidir. Ek belge ihtiyacı, kapsamlı teknik inceleme, laboratuvar sonucu veya zorunlu saha çalışması gibi somut nedenler gösterilmelidir.

Rapor süresinde verilmezse ne olur?

Mahkeme, süresinde rapor vermeyen bilirkişiyi görevden alıp yerine başka bilirkişi atayabilir. Görevden alınan bilirkişiden yaptığı işlemler hakkında açıklama istenir ve dosya ile eklerini derhal iade etmesi emredilir.

Mahkeme ayrıca:

  • ücret ve masraf adı altında ödeme yapılmamasına,
  • gerekli yaptırımlar için bilirkişilik bölge kuruluna bildirimde bulunulmasına

karar verebilir. Hukuki ve cezai sorumluluk hükümleri de saklıdır.

Mahkeme bilirkişiyi beklemek zorunda mıdır?

Hayır. Süre dolduğu hâlde gerekçesiz gecikme varsa mahkeme yeni bilirkişi görevlendirebilir. Ancak yeni atamanın yargılamayı daha fazla geciktirip geciktirmeyeceği ve mevcut çalışmanın tamamlanma düzeyi de değerlendirilmelidir.

Sürekli kısa ek süreler vererek kanuni üst sınırların fiilen aşılması doğru değildir. Mahkeme, makul sürede yargılanma ve usul ekonomisi yükümlülüğünü gözetmelidir.

Taraflar gecikmeye karşı ne yapabilir?

Taraflar, rapor süresi dolduğunda mahkemeye dilekçe vererek bilirkişinin uyarılmasını, görevden alınmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. Talepte raporun teslim tarihi, verilen süre ve gecikmenin yargılamaya etkisi belirtilmelidir.

Mahkemenin raporu beklemeye devam etmesi tek başına doğrudan kanun yolu konusu olmaz; ancak yargılamanın uzaması ve eksik inceleme esas hükümle birlikte ileri sürülebilir.

Basit yargılama usulünde süre

Sulh hukuk mahkemelerindeki birçok dava, tüketici uyuşmazlıkları ve kanunda basit yargılama usulüne tabi olduğu belirtilen işler bakımından rapor süresi iki ayı geçemez. Uzatma süresi de iki aylık üst sınıra tabidir.

Mahkeme, usul türünü yanlış belirleyerek üç aylık süre verirse taraflar ara karara itiraz edebilir.

Ek rapor için süre

HMK m. 274’teki süre rejimi ek raporlar bakımından da yargılamanın niteliğine uygun şekilde uygulanmalıdır. Mahkeme ek rapor isterken cevaplanacak noktaları ve teslim süresini açıkça belirtmelidir.

Ek rapor talebinin sürekli tekrarlanması yerine, mevcut raporun neden yetersiz olduğu ve yeni heyetin gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.

Rapor gecikmesinin taraflara etkisi

Gecikme, ihtiyati tedbir, nafaka, işçilik alacağı, kira veya ticari faaliyetin devamını etkileyen uyuşmazlıklarda ağır sonuç doğurabilir. Dosyanın niteliği acil ise mahkeme daha kısa süre belirleyebilir ve gecikme hâlinde hızlı biçimde görev değişikliği yapabilir.

Tarafların da bilirkişinin istediği belge veya avansı süresinde sağlaması gerekir. Gecikme taraf davranışından kaynaklanıyorsa sorumluluk yalnızca bilirkişiye yüklenemez.

Sık yapılan hatalar

Görevlendirme kararında süre yazılmaması, sürenin başlangıcının belirsiz bırakılması, bilirkişinin süresi geçtikten sonra gerekçesiz uzatma istemesi, mahkemenin art arda ek süreler vermesi ve dosyanın iadesini sağlamadan yeni bilirkişi ataması sık hatalardır.

Hukuki değerlendirme

Bilirkişi süresi, mahkeme ve bilirkişi için bağlayıcı bir yargılama disiplini sağlar. Gecikmenin normalleştirilmesi, kanundaki üst sınırları anlamsız hâle getirir. Bununla birlikte görev değişikliği kararı dosyanın teknik kapsamı ve mevcut çalışmanın düzeyi gözetilerek verilmelidir.

Sonuç

Bilirkişi raporunun gecikmesi, özellikle delilin zamanla değişebildiği veya geçici koruma gereken davalarda ciddi hak kaybı yaratabilir. Rapor süresinin takibi ve gerekli usul taleplerinin hazırlanması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat kontrol tarihi: 31.07.2026.

Sık Sorulan Sorular

Kural olarak en fazla üç ay; basit yargılama usulüne tabi işlerde en fazla iki ay içinde verilmelidir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.