Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma
Hukuk Davasında Tanığa İtiraz Edilebilir mi?
Tanığın menfaati, akrabalığı, tarafla ilişkisi ve beyan güvenilirliğine yönelik itirazların nasıl ileri sürüleceği açıklanmaktadır.
Hukuk yargılamasında bir kişinin tarafla akraba, arkadaş, çalışan veya başka bir uyuşmazlıkta karşı taraf olması, tek başına tanıklık yapmasını engellemez. HMK 255, tanığın davada yararı bulunması gibi beyanının doğruluğu hakkında kuşku doğuran sebeplerin taraflarca ileri sürülüp ispatlanmasına imkân tanır.
İtirazın sonucu tanığın otomatik olarak dinlenmemesi değildir. Mahkeme çoğu durumda tanığı dinler; ilişkiyi ve itiraz sebeplerini beyanın delil değerini belirlerken dikkate alır.
Hangi Sebepler Tanığın Güvenilirliğini Etkileyebilir?
- Davanın sonucundan doğrudan veya dolaylı maddi yarar sağlama,
- Taraflardan biriyle yoğun menfaat birliği,
- Aynı konuda açılmış kendi davasının bulunması,
- Tarafla ciddi husumet,
- Birbirine tanıklık yapan kişiler arasında karşılıklı çıkar ilişkisi,
- Beyanın önceden hazırlanmış veya yönlendirilmiş olduğuna ilişkin emareler,
- Olayı görme ve duyma imkânının bulunmaması,
- Önceki anlatımlarla ciddi çelişki,
- Tanığın beyan konusu dönemde olay yerinde bulunmadığını gösteren kayıtlar.
Bu sebepler somutlaştırılmalı ve mümkünse belge, kayıt veya başka delille desteklenmelidir.
Akrabalık Tanıklığı Geçersiz Kılar mı?
Hayır. Akrabalık veya yakınlık tek başına tanık beyanını değersiz hâle getirmez. Aile ve miras uyuşmazlıklarında olayları bilen kişilerin çoğu zaten tarafların yakınlarıdır. Mahkeme, beyanı diğer deliller, anlatımın tutarlılığı ve tanığın bilgi kaynağıyla birlikte değerlendirir.
Tanığın kardeş, eş veya çocuk olması gizlenmemeli; bu ilişki tutanağa geçirilmelidir. Yakınlığın yanında somut menfaat veya çelişki varsa itiraz güç kazanır.
Aynı İşverene Karşı Davası Olan Tanık
İş davalarında tarafla birlikte çalışmış kişilerin aynı işverene karşı açılmış davası bulunabilir. Yargıtay, menfaat birliği içindeki tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması ve salt bu anlatımla sonuca gidilmemesi gerektiğini kabul etmektedir.
Bununla birlikte tanığın kendi davasının olması beyanını otomatik olarak yok saydırmaz. Bordro, puantaj, giriş-çıkış kaydı, yazışma ve diğer tanıklar gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği incelenir.
İtiraz Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?
Tanığın kimliği ve tarafla ilişkisi öğrenildiğinde itiraz gecikmeden yapılmalıdır. Duruşmada sözlü olarak tutanağa geçirilebilir veya gerekçeli dilekçe sunulabilir. İtirazda:
- Kuşku sebebi,
- Bu sebebin beyanın hangi kısmını etkilediği,
- Dayanılan delil,
- İstenen usul işlemi
açıkça belirtilmelidir.
"Tanık davacının yakınıdır, beyanına itibar edilmesin" biçimindeki tek cümle çoğu dosyada yeterli değildir.
Tanığa Soru Sorulması
İtiraz sebebini ortaya çıkarmak için tanığa tarafla ilişkisi, kendi davası, olay tarihinde nerede bulunduğu ve bilgiyi nasıl edindiği sorulabilir. Sorular kişilik hakkını ihlal etmemeli ve uyuşmazlıkla bağlantılı olmalıdır.
Mahkeme gerekli görürse çelişkili tanıkları yüzleştirebilir veya tanığın beyanını destekleyen kayıtları getirtebilir.
Tanık Beyanının Değerlendirilmesi
Kural olarak aksi ciddi ve inandırıcı delille gösterilmedikçe tanığın doğruyu söylediği varsayılır. Ancak bu varsayım, hâkimin beyanı sorgulamadan kabul edeceği anlamına gelmez. Hâkim:
- Tanığın olayı doğrudan algılayıp algılamadığını,
- Anlatımın kendi içinde tutarlı olup olmadığını,
- Zaman ve mekân ayrıntılarını,
- Diğer delillerle uyumu,
- Menfaat ve husumet ilişkisini
gerekçeli kararda tartışmalıdır.
Yalan Tanıklık Şüphesi
Tanığın bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna ilişkin ciddi şüphe varsa mahkeme ceza hukuku bakımından gerekli işlemleri değerlendirebilir. Her çelişki yalan tanıklık değildir; hafıza yanılması, zaman geçmesi veya farklı algı ihtimali de gözetilmelidir.
Yargıtay Uygulaması
Yargıtay, akrabalığın tek başına beyanı değersizleştirmediğini; buna karşılık aynı davalıya karşı davası olan ve karşılıklı tanıklık ilişkisi içindeki kişilerin anlatımlarının yan delillerle desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir. Mahkeme tanığa neden inanıp inanmadığını somut gerekçeyle açıklamalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Akrabalığı tanıklık yasağı sanmak.
- Menfaat iddiasını belgesiz ve soyut bırakmak.
- İtirazı duruşma tutanağına geçirmemek.
- Tanığın yalnız bir cümlesini bağlamından koparmak.
- Çelişkiyi yüzleştirme veya tamamlayıcı delille araştırmamak.
- Tanığın kendi davası var diye beyanın tümünü otomatik dışlamak.
Hukuki Değerlendirme
Tanığa itiraz, kişiyi itibarsızlaştırmaya yönelik genel itham değil, beyanın güvenilirliğini etkileyen somut olguların ortaya konulmasıdır. Etkili itiraz, tanığın bilgi kaynağına ve menfaat ilişkisine odaklanır.
Tanık beyanının hükümde belirleyici olduğu dosyalarda itirazın zamanında ve delille desteklenerek yapılması gerekir. Somut uyuşmazlığınızdaki tanık delilinin değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Evet. Yakınlık delil değerinde dikkate alınır, fakat tek başına tanıklığa engel değildir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.