Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 276 Kapsamında Bilirkişinin Görevini Bizzat Yerine Getirmesi
Bilirkişinin görevini başkasına devredememesi, yardımcı kullanma sınırı, raporun denetimi, itiraz süresi ve usul sonuçları HMK 276 kapsamında açıklanmıştır.
Mahkeme bir kişiyi bilirkişi olarak görevlendirdiğinde yalnızca o kişinin meslek unvanına değil, uzmanlığına, tecrübesine ve tarafsızlığına güvenerek seçim yapar. Bu nedenle bilirkişilik görevi devredilebilir bir iş değildir. HMK madde 276, bilirkişinin görevi bizzat yerine getirmesini ve incelemeyi kısmen ya da tamamen başka bir kişiye bırakamamasını emreder.
HMK Madde 276'nın Amacı
Bilirkişi yargılamada özel veya teknik bilgi sağlayan yardımcıdır. Hâkim, inceleme konusu bakımından belirli kişiyi veya kurulu seçmişse raporun o kişi ya da kurul tarafından hazırlanması gerekir. Atanmamış bir çalışanın incelemeyi yapması, verileri yorumlaması veya sonucu kaleme alması mahkemenin bilirkişi seçme yetkisini fiilen ortadan kaldırır.
Kural aynı zamanda tarafların denetim hakkını korur. Taraflar kimin uzmanlığına, bağımsızlığına veya reddine ilişkin itirazda bulunacaklarını bilmelidir.
Görevin Devredilmesi Ne Anlama Gelir?
Bilirkişinin dosyayı asistanına inceletmesi, keşfe başka bir kişiyi göndermesi, hesaplamayı dışarıdaki bir uzmana yaptırıp sonucu imzalaması veya raporun esaslı değerlendirmesini atanmadığı hâlde üçüncü kişiye bırakması görev devridir.
Raporun yalnızca bilirkişi tarafından imzalanmış olması, incelemenin gerçekten onun tarafından yapıldığını kesin olarak göstermez. İnceleme yöntemi, kullanılan veriler, keşfe katılan kişiler ve raporun hazırlanma süreci birlikte değerlendirilir.
Yardımcı Kişi Kullanılabilir mi?
HMK 276, maddi ve teknik nitelikte sınırlı yardım alınmasını mutlak biçimde yasaklamaz. Ağır bir cihazın taşınması, ölçüm aletinin kurulması, veri girişinin yapılması veya laboratuvar cihazının işletilmesi gibi yardımcı faaliyetlerden yararlanılabilir. Ancak uzman değerlendirmesi, yöntem seçimi, hesaplamanın doğrulanması ve sonuç kanaati bizzat bilirkişiye ait olmalıdır.
Yardımcı kişinin yaptığı işlemler raporda şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Yardımın sınırı belirsizse taraflar raporun gerçekten atanmış bilirkişinin ürünü olup olmadığını denetleyemez.
Bilirkişi Kurulunda Sorumluluk
Birden fazla bilirkişinin görevlendirildiği dosyada her üye kendi uzmanlık alanındaki incelemeyi bizzat yapmalıdır. Kurul başkanının bütün raporu hazırlayıp diğer üyelerin yalnızca imzalaması kabul edilemez. Farklı görüşteki bilirkişi, ayrık görüşünü gerekçesiyle rapora yazabilir.
Kurul raporunda hangi üyenin hangi teknik bölümü incelediğinin anlaşılması özellikle çok disiplinli dosyalarda önemlidir. İnşaat, makine, muhasebe ve hukuk dışı başka uzmanlıkların birlikte gerektiği hâllerde görev dağılımı raporda gösterilmelidir.
Bilirkişilik Kanunu ile Birlikte Uygulama
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, bilirkişinin bağımsız, tarafsız ve objektif davranmasını; görevini dürüstlük kurallarına uygun biçimde yerine getirmesini öngörür. Bilirkişi yalnızca uzmanlık alanına giren teknik konularda görüş bildirebilir. Hukuki nitelendirme ve hüküm kurma yetkisi hâkime aittir.
Görevin üçüncü kişiye bırakılması, hem HMK 276'ya hem de bilirkişilik temel ilkelerine aykırılık oluşturabilir. Duruma göre bilirkişilik bölge kurulunun denetimi, listeden geçici veya sürekli çıkarma ve diğer disiplin sonuçları gündeme gelebilir.
Raporun İçeriği Nasıl Denetlenir?
Taraflar, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde HMK madde 281 uyarınca eksik hususların tamamlatılmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. İtiraz, yalnızca “raporu kabul etmiyoruz” şeklinde bırakılmamalıdır.
Görevin devredildiği düşünülüyorsa şu noktalar somutlaştırılmalıdır:
- Keşfe atanan bilirkişi yerine kimin katıldığı,
- Ölçüm veya incelemeyi fiilen kimin yaptığı,
- Raporda atanmamış kişinin adı, kaşesi veya dijital izi bulunup bulunmadığı,
- Kullanılan hesabın bilirkişinin uzmanlık alanı dışında olup olmadığı,
- Kurul üyelerinden birinin dosyayı hiç incelemediğini gösteren çelişkiler,
- Raporun başka dosyadan kopyalandığını düşündüren maddi hatalar.
Mahkemenin Yapması Gereken İnceleme
Mahkeme bilirkişi raporuyla bağlı değildir. Raporun görevlendirme sınırına, bilimsel yönteme ve usul kurallarına uygunluğunu denetlemelidir. Görevin fiilen üçüncü kişiye bırakıldığı anlaşılırsa rapor hükme esas alınmamalı; gerektiğinde yeni bilirkişi veya kurul görevlendirilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2013/11161 E. ve 2013/15012 K. sayılı kararında bilirkişinin görevi bizzat yerine getirme zorunluluğu ile raporun mahkemece belirlenen sınırlar içinde hazırlanması gerektiği vurgulanmıştır. Karar, bilirkişi incelemesinin şekli bir imza işlemine indirgenemeyeceğini göstermektedir.
Görevli Merci ve Başvuru Yolları
Rapora ilişkin usul itirazı, davanın görüldüğü mahkemeye yapılır. Bilirkişinin sicil ve disiplin sorumluluğunu gerektiren davranışlar bakımından ilgili bilirkişilik bölge kuruluna başvuru gündeme gelebilir. Sahtecilik, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya görevi kötüye kullanma şüphesi varsa ceza hukuku yönünden ayrıca değerlendirme yapılabilir.
Bu yollar birbirinin yerine geçmez. Bölge kuruluna şikâyet edilmiş olması, mahkeme dosyasında rapora süresinde itiraz etme gereğini ortadan kaldırmaz.
İspat Araçları
Keşif tutanakları, duruşma zabıtları, bilirkişi teslim tutanakları, raporun elektronik imza kayıtları, laboratuvar belgeleri, fotoğraflar, ölçüm ham verileri ve kurul üyelerinin açıklamaları görev devrini ortaya koyabilir. Özellikle rapor eklerindeki cihaz çıktılarının kimin tarafından üretildiği ve verilerin nasıl değerlendirildiği incelenmelidir.
Sık Yapılan Hatalar
Raporun yalnızca sonucuna itiraz edip usul aykırılığını açıklamamak, iki haftalık itiraz süresini kaçırmak, her türlü yardımcı kullanımını görev devri saymak ve bilirkişinin hukuki değerlendirme yapmasını teknik uzmanlık gibi kabul etmek yaygın hatalardır.
Hukuki Değerlendirme
Bilirkişinin görevi bizzat yerine getirmesi, teknik bir formalite değil adil yargılanma hakkının parçasıdır. Taraflar, kararın dayandığı teknik görüşün kim tarafından ve hangi yöntemle üretildiğini bilmelidir. Mahkeme de imzalı her raporu doğru kabul etmek yerine uzmanlık, yöntem ve kişisel ifa yönünden denetlemelidir.
Bilirkişi incelemesinin atanmış kişi tarafından yapılmaması, ham verilerin denetlenememesi veya rapora süresinde ve teknik gerekçeyle itiraz edilmemesi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Bilirkişi raporunun usul ve esas yönünden değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Salt maddi ve teknik yardım alabilir. Uzman incelemesi ve kanaat oluşturma görevi başka kişiye bırakılamaz.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.