İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

HMK Madde 248 Kapsamında Kişisel Nedenlerle Tanıklıktan Çekinme

Eş, nişanlı, altsoy, üstsoy ve yakın hısımların tanıklıktan çekinme hakkı, hâkimin ihtarı, yemin ve beyanın delil değeri uygulamayla açıklanmıştır.

Hukuk yargılamasında tanıklık kural olarak kamusal bir ödevdir. Ancak kişinin eşi, nişanlısı, çocuğu veya yakın hısımı hakkında beyanda bulunmaya zorlanması aile ilişkilerini ağır biçimde etkileyebilir. HMK madde 248, belirli yakınlık ilişkilerinde tanığa konuşmama hakkı tanır. Bu hak tanığın beyanının yasak olduğu anlamına gelmez; tanık isterse çekinmeyip ifade verebilir.

Kimler Tanıklıktan Çekinebilir?

HMK 248 uyarınca şu kişiler tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir:

  • Taraflardan birinin nişanlısı,
  • Evlilik sona ermiş olsa dahi taraflardan birinin eşi,
  • Kendisinin veya eşinin altsoyu ve üstsoyu,
  • Tarafla arasında evlatlık bağı bulunan kişi,
  • Üçüncü derece dâhil kan hısımları,
  • Evlilik sona ermiş olsa dahi üçüncü derece dâhil kayın hısımları,
  • Koruyucu aile, koruyucu ailenin çocukları ve koruma altına alınan çocuk.

Derece hesabı yapılırken ortak köke kadar çıkılan ve oradan diğer kişiye inilen doğum sayısı esas alınır. Kardeş ikinci, amca, dayı, hala, teyze ve yeğen üçüncü derece kan hısmıdır.

Çekinme Hakkı Otomatik Olarak Uygulanır mı?

Hayır. Tanığın yakınlığı nedeniyle mahkeme tarafından hiç dinlenmemesi doğru değildir. Tanık duruşmaya çağrılır; hâkim çekinme hakkını hatırlatır. Tanık hakkını kullanırsa beyan vermeye zorlanamaz. Hakkını kullanmazsa diğer tanıklar gibi dinlenir.

HMK madde 247/2 gereğince hâkim, çekinme sebebini önceden bilen tanığa bu hakkı hatırlatmak zorundadır. Hakkın açıklanmadan beyan alınması, hukuki dinlenilme ve usul güvenceleri bakımından sakatlık yaratır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.09.2015 tarihli, 2014/22058 E. ve 2015/10874 K. sayılı kararında davacının eşi olan tanığa çekinme hakkı hatırlatılmadan beyan alınması bozma nedeni sayılmıştır.

Çekinme Beyanı Nasıl Yapılır?

Tanık, yakınlık ilişkisini ve çekinmek istediğini mahkemeye bildirir. Mahkeme sebebin kanunda sayılan hâllerden olup olmadığını inceler. Nüfus kayıtları, evlilik veya evlatlık belgeleri ve koruyucu aile kayıtları bu incelemede kullanılabilir.

Çekinme hakkı kişiseldir. Taraf, tanığın çekinme hakkını onun yerine kullanamaz; tanığı ifade vermeye de zorlayamaz.

Çekinmeyen Yakın Tanığın Beyanı Geçerli midir?

Evet. Yakın akraba veya eş, hakkından vazgeçip tanıklık yaparsa beyanı sırf yakınlık nedeniyle geçersiz olmaz. HMK madde 255 uyarınca aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanığın doğru söylediği kabul edilir.

Yakınlık, beyanın değerlendirilmesinde göz önünde tutulabilir; fakat tek başına beyanı değersiz kılmaz. Hâkim anlatımın tutarlılığını, olayları görme imkânını, diğer delillerle uyumunu ve tarafla menfaat ilişkisini birlikte değerlendirir.

Yemin Edilerek mi Dinlenir?

Çekinme hakkını kullanmayan yakın tanık kural olarak yeminle dinlenir. HMK madde 257'de yeminsiz dinlenecek kişiler yalnızca on beş yaşını doldurmamış olanlar ile yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücü bulunmayanlardır.

Eski usul hukukundaki yakınlık veya menfaat nedeniyle yeminsiz dinleme anlayışı güncel HMK'da benimsenmemiştir.

Çekinme Hakkı ile Sır Nedeniyle Çekinme Arasındaki Fark

HMK 248 kişisel yakınlığa dayanır. Mesleki veya ticari sır, devlet sırrı ve kişinin kendisi ya da yakınları aleyhine ağır zarar veya ceza soruşturması riski gibi nedenler HMK 249 ve 250'de ayrıca düzenlenmiştir. Bir tanık aynı olayda birden fazla çekinme sebebine dayanabilir.

Çekinmenin Sınırları ve İstisnaları

HMK madde 251 bazı uyuşmazlıklarda çekinme hakkının kullanılamayacağı durumları düzenler. Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmesinden kaynaklanan kişisel durumlar, aile ilişkilerinden doğan mali uyuşmazlıklar ve tanığın hukuki işlemin yapılması sırasında hazır bulunması gibi hâllerde kanuni istisnalar gündeme gelebilir.

Bu nedenle tanığın HMK 248 kapsamındaki yakınlığı tespit edildikten sonra HMK 251'de bir istisna olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Usul ve İspat Sorunları

Tanık listesinde kişinin kimliği ve adresi açıkça gösterilmelidir. Yakınlık sonradan anlaşılırsa mahkeme çekinme hakkını yine hatırlatmalıdır. Tanığın daha önce kollukta, noterlikte veya başka dosyada verdiği beyan, hukuk davasında çekinme hakkının kullandırılmasının yerine geçmez.

Çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan beyanın hükme etkisi, kararın diğer delillere dayanıp dayanmadığı ve usul ihlalinin sonuca etkisi üzerinden değerlendirilir. İtiraz mümkün olan en erken aşamada tutanağa geçirilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

Akraba tanığın hiç dinlenemeyeceğini düşünmek, çekinme hakkını tarafa ait sanmak, hâkimin ihtar yükümlülüğünü gözden kaçırmak, yakın tanığı otomatik olarak yeminsiz dinlemek ve HMK 251'deki istisnaları incelememek sık yapılan hatalardır.

Hukuki Değerlendirme

Tanıklıktan çekinme hakkı, tanığı aile bağı ile yargısal yükümlülük arasında seçim yapmaya zorlamamak için tanınmıştır. Bu hakkın kullandırılması hâkimin açık ihtarına bağlıdır. Buna karşılık hakkından vazgeçen yakının beyanını sırf akrabalık nedeniyle yok saymak da kanuna uygun değildir.

Çekinme hakkının hatırlatılmaması, istisnaların yanlış uygulanması veya tanık beyanının yalnızca yakınlık gerekçesiyle değersiz sayılması kararın kanun yolu denetiminde kaldırılmasına neden olabilir. Tanık delilinin somut dosyanızdaki etkisinin değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Evet. Evlilik bağı sona ermiş olsa da eski eşin çekinme hakkı devam eder.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.