Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma
HMK Madde 230 Kapsamında Yeminin İade Olunamayacağı Hâller
Vakıanın yalnızca yemin teklif edilen kişiden kaynaklanması hâlinde yeminin iade edilememesi, yemin usulü ve ispat sonuçları birlikte açıklanmıştır.
Yemin, hukuk yargılamasında tarafın kendi beyanıyla çekişmeli bir vakıanın sonucunu belirleyen kesin delillerden biridir. Kendisine yemin teklif edilen taraf, bazı durumlarda yemini karşı tarafa iade edebilir. Ancak vakıa yalnızca yemin teklif edilen kişinin şahsından kaynaklanıyorsa HMK madde 230 gereğince yemin iade edilemez.
Yemin Delilinin Konusu
HMK madde 225'e göre yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önemli, çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kişinin belirli bir olayı bilmesi de kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Hukuki değerlendirme, yorum, miktar hesabı veya herkesçe bilinen olgular yemin konusu yapılamaz. Yemin, somut bir maddi vakıaya yöneltilmelidir. “Borcum yoktur” gibi sonuç cümlesi yerine borcun doğumu, ödeme, teslim veya belirli bir konuşmanın gerçekleşip gerçekleşmediği açıkça gösterilmelidir.
Yemin Ne Zaman İade Edilebilir?
Vakıa her iki tarafın katılımıyla meydana gelmişse kendisine yemin teklif edilen taraf, yemini teklif edene iade edebilir. Örneğin iki taraf arasında gerçekleşen yüz yüze ödeme, teslim veya karşılıklı konuşma her iki tarafın şahsından kaynaklanan bir vakıa olabilir.
Yeminin iadesi hâlinde teklif eden taraf yemini ederse vakıa ispatlanmış; yeminden kaçınırsa ispatlanamamış sayılır.
Yemin Hangi Hâlde İade Edilemez?
Vakıa yalnızca yemin teklif edilen tarafın şahsından doğmuşsa yemin karşı tarafa iade edilemez. Kişinin tek başına yaptığı işlem, yazdığı mektup, aldığı karar, kendi hesabından gerçekleştirdiği işlem veya yalnızca onun bilgisi alanında kalan davranış buna örnek olabilir.
Kuralın nedeni, karşı tarafın kendi katılmadığı bir olay hakkında yemin etmeye zorlanmasının anlamlı olmamasıdır. Vakıanın kaynağı belirlenirken yalnızca cümlenin kuruluşuna değil olayın nasıl gerçekleştiğine bakılır.
Yemin Konusu Olamayacak Hâller
HMK madde 226 uyarınca şu konularda yemin teklif edilemez:
- Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar,
- Hukuki işlemin geçerliliği için iki tarafın iradesinin yeterli olmadığı hâller,
- Yemin edecek kişinin onur ve saygınlığını etkileyebilecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması riskiyle karşı karşıya bırakacak vakıalar.
Yemin teklifinin HMK 230'a uygun olması, konunun HMK 226 bakımından da uygun olduğu anlamına gelmez. Mahkeme iki denetimi ayrı yapar.
Yemin Teklifinin Usulü
Yemin bizzat tarafa yöneltilir. Vekilin yemin teklif edebilmesi için vekâletnamede özel yetki bulunmalıdır. Tüzel kişi adına yemin, yemin konusu işlemin yapıldığı dönemde tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ tarafından eda edilir.
Mahkeme yemin konusunu açıkça belirler, anlamını ve sonuçlarını anlatır. Taraf geçerli mazeret olmaksızın duruşmaya gelmez, yemini eda veya mümkünse iade etmezse yemin konusu vakıayı ikrar etmiş sayılabilir.
Mahkemenin Rolü
Mahkeme kendiliğinden yemin teklif edemez. Tarafın yemin deliline dayanması ve hangi vakıa için kullanacağını açıklaması gerekir. Hâkim, yemin metninin belirsiz veya hukuki sonuç içerir nitelikte olduğunu görürse tarafların görüşünü alarak konuyu somutlaştırır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/5605 E. ve 2016/4095 K. sayılı kararında, tarafın delil listesinde ve ıslaha karşı beyanında açıkça yemin deliline dayanmasına rağmen mahkemenin bu talep hakkında olumlu veya olumsuz karar vermeden hüküm kurması isabetsiz bulunmuştur.
Yeminin Kesin Delil Niteliği
Usulüne uygun eda edilen yemin, konusu olan vakıa bakımından mahkemeyi bağlar. Hâkim bu vakıayı diğer takdiri delillerle yeniden tartışarak aksi sonuca varamaz. Bu nedenle yemin teklifi, dosyanın ispat durumunu kökten değiştirebilecek ciddi bir usul işlemidir.
Taraf, karşı taraf yemini etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra teklifinden vazgeçerek başka delile dönemez. Yemin stratejisi deliller tamamlanmadan ve muhtemel cevap düşünülmeden kullanılmamalıdır.
İade Yasağı Nasıl Belirlenir?
Mahkeme şu sorulara bakmalıdır:
- Vakıa fiilen kim veya kimler tarafından gerçekleştirilmiştir?
- Teklif eden taraf olayın doğrudan tarafı mıdır?
- Olay yalnızca karşı tarafın iç dünyası veya kişisel eylemiyle mi ilgilidir?
- İade edilen kişinin vakıa hakkında doğrudan bilgi sahibi olması mümkün müdür?
- Yemin cümlesi birden fazla vakıayı karıştırmakta mıdır?
Bir yemin metninde hem ortak hem yalnızca bir tarafa ait vakıalar bulunuyorsa sorular ayrıştırılmalıdır.
Ziynet, Ödeme ve Teslim Uyuşmazlıklarında Yemin
Ziynet eşyasının eş tarafından alınması, paranın elden ödenmesi veya malın teslimi gibi uyuşmazlıklarda yemin sık kullanılır. Ancak yemin konusu olayın iki tarafın huzurunda mı, yoksa yalnızca bir tarafın fiiliyle mi gerçekleştiği belirlenmeden iade konusunda karar verilemez.
Yemin deliline dayanılmış olması, ispat yükünü kendiliğinden değiştirmez. Önce ispat yükü ve mevcut deliller değerlendirilir; yemin teklif eden taraf, ispat edemediği belirli vakıayı yeminle sonuçlandırmayı seçer.
Sık Yapılan Hatalar
Yemini hukuki sonuca yöneltmek, birden fazla vakıayı tek soruda toplamak, özel yetkisi olmayan vekilin yemin teklif etmesi, yalnızca karşı tarafın şahsından doğan vakıada iade kabul etmek ve yeminin kesin delil sonucunu hesaba katmadan teklif yapmak sık hatalardır.
Hukuki Değerlendirme
HMK 230'un uygulanmasında asıl mesele, yemin cümlesinin dilinden çok vakıanın gerçek kaynağıdır. Olay yalnızca karşı tarafın eylem veya bilgisine aitse iade kabul edilemez. Ortak yaşanan bir vakıada ise iade mümkün olabilir.
Yemin konusunun yanlış kurulması, iade yasağının gözden kaçırılması veya özel yetki eksikliği davanın ispat sonucunu doğrudan etkileyebilir. Yemin teklifinin ve mevcut delil durumunun dosya özelinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Güncellik notu: Metin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Hayır. Vakıa yalnızca onun şahsından kaynaklanıyorsa iade mümkün değildir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.