Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma
HMK Madde 263: Tercüman ve Bilirkişi Yardımıyla Tanık Dinlenmesi
Türkçe bilmeyen, işitme veya konuşma engelli tanığın dinlenmesi, tercüman ve işaret dili desteği ile hukuki dinlenilme hakkı ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Tanığın Türkçe bilmemesi veya iletişim engelinin bulunması, tanık beyanından vazgeçilmesini haklı kılmaz. HMK 263, beyanın güvenilir biçimde alınması ve hukuki dinlenilme hakkının korunması için tercüman, yazılı iletişim veya işaret dilinden anlayan uzman yardımını zorunlu kılar.
İlgili mevzuat hükmü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.263:
(1) Tanık Türkçe bilmezse tercümanla dinlenir.
(2) Tanık, sağır ve dilsiz olup okuma ve yazmayı biliyorsa, sorular kendisine yazılı olarak bildirilir ve cevapları yazdırılır; okuma ve yazma bilmediği takdirde, hâkim, kendisini işaret dilinden anlayan bilirkişi yardımıyla dinler.
Türkçe bilmeyen tanık nasıl dinlenir?
Tanık Türkçe bilmiyorsa tercüman aracılığıyla dinlenir. Tercümanın tarafsızlığı, yeterliliği ve çevirinin doğru biçimde tutanağa geçirilmesi gerekir. Tanığın yalnız günlük düzeyde Türkçe bilmesi, karmaşık vakıaları eksiksiz anlatabildiği anlamına gelmez; mahkeme iletişim yeterliliğini somut olarak değerlendirmelidir.
Tercüman, tanığın yerine açıklama yapamaz veya beyanı yorumlayamaz. Soruyu ve cevabı anlamını değiştirmeden aktarır.
İşitme ve konuşma engelli tanığın dinlenmesi
Tanık okuma ve yazma biliyorsa sorular yazılı olarak bildirilir ve cevapları yazdırılır. Okuma ve yazma bilmiyorsa hâkim, işaret dilinden anlayan bilirkişi yardımıyla tanığı dinler. Buradaki “bilirkişi” uyuşmazlığın teknik esası hakkında görüş veren kişi değil, iletişimi sağlayan uzmandır.
Engelin derecesi ve kişinin iletişim yöntemi standart kabul edilmemelidir. İşaret dili, yazılı iletişim, dudak okuma veya destekleyici teknolojilerden hangisinin güvenilir olduğu kişiye göre belirlenir.
İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler
HMK m.27 hukuki dinlenilme hakkı, HMK m.240 ve devamı tanıklık, Anayasa m.36 adil yargılanma hakkı ve erişilebilirliğe ilişkin engelli hakları düzenlemeleri birlikte dikkate alınır.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.01.2016 tarihli, 2014/3-101 E. ve 2016/111 K. sayılı kararında, işitme ve konuşma engeli bulunan tarafın yargılamaya etkili biçimde katılımı tartışılmıştır. Karar doğrudan yalnız tanık dinlenmesine ilişkin olmamakla birlikte HMK 263'teki yöntemin tarafların dinlenmesinde de hukuki dinlenilme hakkı yönünden kıyasen önem taşıyabileceğini göstermektedir.
Somut olayda kişinin iletişim yeterliliği araştırılmadan, sağlık durumu ve uygun destek yöntemi belirlenmeden işlem yapılması savunma hakkını zedeleyebilir.
Süreler, görevli ve yetkili merci
Tanığın dili veya engeli biliniyorsa tanık listesinde bu durum belirtilmeli ve uygun tercüman talep edilmelidir. Mahkeme de durumu fark ettiğinde kendiliğinden gerekli tedbiri almalıdır. Madde için ayrı bir hak düşürücü süre yoktur; ancak dinleme gününden önce bildirim yapılması yargılamanın gereksiz ertelenmesini önler.
Tercüman giderinin kim tarafından karşılanacağı, delil avansı ve adli yardım hükümleri çerçevesinde belirlenir. Temel hakka erişimi fiilen imkânsızlaştıracak uygulamalardan kaçınılmalıdır.
İspat, delil ve usul sorunları
Tercümanın kimliği, sıfatı, yemini ve kullanılan iletişim yöntemi tutanakta gösterilmelidir. Çeviriye itiraz varsa itirazın hangi cümle veya kavrama ilişkin olduğu derhâl açıklanmalıdır.
Görüntülü duruşma veya SEGBİS benzeri teknik araçlar kullanıldığında ses ve görüntü kalitesi, tercümanın tüm tarafları görmesi ve konuşma sırasının düzenlenmesi önemlidir.
Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme
Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.
Sık yapılan hatalar
- Tanığın sınırlı Türkçe bilgisine dayanarak tercümansız dinlemek.
- İşitme veya konuşma engelli herkes için aynı iletişim yöntemini kullanmak.
- Tercümanın beyanı yorumlamasına izin vermek.
- Tercüman ve kullanılan yöntemi duruşma tutanağında göstermemek.
Hukuki değerlendirme
Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.
Günser + Partners ile iletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynak ve doğrulama notu
- Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-263-tercuman-ve-bilirkisi-kullanilmasi-24abb24e.pdf
- Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
- Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
- Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Taraf tercüman önerebilir; ancak dinlemeyi güvence altına alacak kişinin uygunluğu ve tarafsızlığı mahkemece değerlendirilir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.