İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈4 dk okuma

Bilirkişinin Görev Alanı Nasıl Belirlenir? HMK Madde 273

Bilirkişi görevlendirme kararında inceleme konusu, somut sorular, rapor süresi, teslim edilen belgeler ve taraf görüşlerinin alınması açıklanmıştır.

Bilirkişi raporunun niteliği, çoğu zaman görevlendirme kararının kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır. “Dosyanın bilirkişiye tevdiine” şeklindeki genel bir ara karar, hangi teknik meselenin inceleneceğini ve bilirkişinin hangi soruları cevaplayacağını göstermez. HMK m. 273, mahkemenin görev alanını somut, açık ve denetlenebilir biçimde belirlemesini zorunlu kılar.

Görevlendirme kararında bulunması gerekenler

HMK m. 273/1’e göre mahkeme, tarafların da görüşünü alarak görevlendirme kararında şu hususlara yer vermelidir:

  • inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesi,
  • bilirkişinin cevaplaması gereken sorular,
  • raporun verilme süresi.

Bu unsurlar eksikse bilirkişi hangi belgeleri inceleyeceğini, hangi hesap yöntemini kullanacağını ve hangi teknik sorunun çözülmesi gerektiğini kendi başına belirlemek zorunda kalır. Bu durum bilirkişinin hukuki sınırı aşmasına yol açabilir.

Tarafların görüşü neden alınır?

Taraflar, uyuşmazlığın teknik noktalarını ve dosyadaki belgeleri mahkemeye açıklayabilir. Görevlendirme öncesinde tarafların görüşünün alınması; eksik soru sorulmasını, yanlış uzman seçilmesini ve gereksiz ek raporları önler.

Tarafların görüşü mahkemeyi bağlamaz. Hakim, hukuki uyuşmazlığı ve teknik inceleme ihtiyacını kendisi belirler. Ancak gerekçesiz biçimde tarafların esaslı itirazlarını göz ardı etmemelidir.

Hukuki ve teknik mesele ayrımı

Bilirkişiye yalnızca hukuk dışı özel veya teknik bilgi gerektiren konular sorulabilir. Sözleşmenin geçerli olup olmadığı, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, tarafın kusurlu sayılıp sayılmayacağı veya davanın kabul edilip edilmeyeceği hukuki meseledir.

Buna karşılık inşaatın projeye uygunluğu, muhasebe kayıtlarından bakiye hesabı, imzanın aidiyeti, tıbbi illiyet veya makinenin teknik arızası bilirkişi incelemesini gerektirebilir.

Yargıtay uygulaması

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2021 tarihli, 2017/1311 E., 2021/1016 K. sayılı kararında; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta bankacılık konusunda uzman olmayan hukukçu bilirkişilerden rapor alınması yetersiz bulunmuştur. Mahkemenin HMK m. 273 uyarınca görev alanını açıkça belirleyerek banka kayıt ve defterleri üzerinde uzman incelemesi yaptırması gerektiği kabul edilmiştir.

Bu karar iki temel ilkeyi vurgular: bilirkişi doğru uzmanlık alanından seçilmeli ve incelemenin sınırları mahkemece belirlenmelidir.

Bilirkişiye teslim edilen belgeler

HMK m. 273/2 uyarınca inceleyeceği şeyler, dizi pusulasına bağlı ve gerektiğinde mühürlü biçimde bilirkişiye teslim edilir. Teslim edilen materyal tutanakta gösterilir.

Bu kural özellikle senet asılları, numuneler, dijital cihazlar, ticari defterler ve fiziksel deliller bakımından önemlidir. Hangi belgenin ne zaman ve hangi durumda teslim edildiği kayıt altına alınmazsa delil güvenliği tartışmalı hâle gelebilir.

Sorular nasıl hazırlanmalıdır?

Sorular açık, tek anlamlı ve teknik olmalıdır. “Dosya kapsamında kimin haklı olduğunun belirlenmesi” uygun bir soru değildir. Bunun yerine örneğin:

  • yapılan imalatın proje ve teknik şartnameye uygun olup olmadığı,
  • aykırılık varsa giderim bedelinin hangi tarih fiyatlarıyla ne kadar olduğu,
  • banka kayıtlarında belirli tarihler arasında hangi ödeme hareketlerinin bulunduğu,
  • raporlanan tıbbi bulgu ile olay arasında bilimsel illiyet bulunup bulunmadığı

şeklinde somut sorular yöneltilmelidir.

Uzmanlık alanı ve heyet seçimi

Birden fazla teknik alanı ilgilendiren uyuşmazlıklarda tek bilirkişi yerine farklı uzmanlıklardan heyet kurulabilir. Ancak heyet sayısını artırmak tek başına raporu nitelikli hâle getirmez. Her üyenin hangi soruya katkı sunduğu ve ortak sonuca nasıl varıldığı anlaşılmalıdır.

Hukukçu bilirkişi, hukuk alanı dışında ayrıca belgelendirilmiş uzmanlığı yoksa salt hukuki değerlendirme için görevlendirilemez.

Raporun denetlenebilirliği

Görev tanımı açık olduğu hâlde rapor sorulara cevap vermiyorsa taraflar HMK m. 281 kapsamında itiraz etmelidir. Bilirkişi; veri kaynaklarını, yöntemini, hesaplama adımlarını ve sonuçla bağlantısını göstermelidir.

Raporun yalnızca sonuç cümlesi içermesi veya hangi belgeye dayandığının anlaşılamaması denetime elverişlilik şartını karşılamaz.

Süre ve kanun yolu

Görevlendirme kararında rapor süresi açıkça yazılır. Süre HMK m. 274’teki üst sınırları aşamaz. Taraflar, görevlendirme ara kararına ilişkin itirazlarını yargılama sırasında sunmalı; hükme etkili hata giderilmezse esas kararla birlikte kanun yolunda ileri sürmelidir.

Sık yapılan hatalar

Genel ve soyut görevlendirme, hukuki sorular yöneltme, tarafların görüşünü almama, uzmanlık alanını yanlış seçme, belge asıllarını kayıt olmadan teslim etme ve rapor süresini göstermeme en sık hatalardır.

Hukuki değerlendirme

Bilirkişi incelemesindeki birçok sorun rapordan önce, görev tanımı aşamasında doğar. Mahkeme dosyaya hakim olmadan bilirkişi seçmemeli; taraflar da teknik soruları ve belge listesini görevlendirme öncesinde somutlaştırmalıdır.

Sonuç

Belirsiz görev tanımı, hukuki değerlendirme içeren ve denetlenemeyen raporlara yol açabilir. Bilirkişi sorularının, uzmanlık alanının ve rapora itirazların dosyanıza uygun hazırlanması için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat kontrol tarihi: 31.07.2026.

Sık Sorulan Sorular

Sorular mahkeme aracılığıyla yöneltilir. Taraflar soru önerilerini ve itirazlarını mahkemeye sunar.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.