Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma
HMK Madde 260: Tanığın Bilgilendirilmesi
HMK 260 uyarınca tanığın dinlenmeden önce hangi konuda bilgilendirileceği, soruların sınırı ve usule aykırılığın sonuçları uygulamayla açıklanmıştır.
Tanık, mahkemeye neden çağrıldığını ve hangi olay hakkında bilgi vermesinin beklendiğini bilmeden sağlıklı bir beyanda bulunamaz. HMK m. 260, tanık dinlenmeden önce hâkimin tanığa olay hakkında bilgi vermesini ve bildiklerini anlatmasını istemesini zorunlu kılar.
HMK Madde 260'ın Güncel Metni
Maddeye göre tanık dinlenmeden önce, hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak hâkim tarafından bilgilendirilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir.
Bu bilgilendirme, tanığa hangi cevabı vermesi gerektiğinin söylenmesi değildir. Amaç, tanığın uyuşmazlığın ilgili bölümünü anlaması ve kendi görgü veya bilgisini düzenli biçimde açıklamasıdır.
Tanığa Ne Kadar Bilgi Verilebilir?
Hâkim, tanığa tarafların bütün iddia ve savunmalarını ayrıntılı şekilde aktarmamalıdır. Aşırı bilgi verilmesi tanığın hatırlamasını yönlendirebilir veya taraf beyanlarından etkilenmesine yol açabilir. Bilgilendirme, tanıklık konusu olayın kim, ne, nerede ve yaklaşık hangi dönemle ilgili olduğunu anlamaya yetecek ölçüde olmalıdır.
Örneğin “taraflar arasındaki 15 Mayıs 2024 tarihli teslim sırasında gördüklerinizi anlatınız” şeklindeki açıklama uygundur. Buna karşılık, tanığa taraflardan birinin bütün iddialarını doğru kabul eden uzun bir anlatım sunulması tarafsız dinleme ilkesine zarar verebilir.
Tanığın Serbest Anlatımı
Tanığa önce bildiklerini kesintisiz ve kendi ifadeleriyle anlatma imkânı verilmelidir. Daha sonra hâkim, eksik veya belirsiz hususları açıklığa kavuşturmak için soru sorabilir. Taraf vekilleri de kanunun izin verdiği usulle soru yöneltebilir.
Tanığın yalnızca “evet” veya “hayır” cevabına zorlanması, olayın bağlamını kaybettirebilir. Özellikle zaman, yer, tarafların davranışı ve tanığın olayı hangi koşullarda gördüğü ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.
Yönlendirici Sorular ve Bilgilendirme Arasındaki Sınır
Taraf vekili, yönlendirici veya uyuşmazlıkla ilgisiz soruya itiraz edebilir. İtirazın ve mahkemenin kararının tutanağa geçirilmesi, kanun yolu incelemesi bakımından önemlidir.
Bilgilendirme Yapılmadan Tanık Dinlenirse Ne Olur?
Her usul eksikliği otomatik olarak tanık beyanını geçersiz kılmaz. Değerlendirme yapılırken bilgilendirme eksikliğinin tanığın ne hakkında konuştuğunu anlamasını, beyanın güvenilirliğini veya tarafların soru sorma hakkını etkileyip etkilemediğine bakılır.
Eksiklik sonuca etkiliyse, tanığın yeniden dinlenmesi veya beyanın hükme esas alınmaması gündeme gelebilir. Tarafın usulsüzlüğü duruşmada derhâl belirtmesi ve tutanağa geçirtmesi gerekir.
Tanığın Kişisel Bilgisi ile Duyuma Dayalı Bilgisi
HMK m. 260 kapsamında tanığın neyi bizzat gördüğü, neyi başkasından duyduğu ayrıştırılmalıdır. Duyuma dayalı anlatım tamamen yok sayılmaz; ancak doğrudan görgüye dayalı beyanla aynı ispat gücüne sahip değildir.
Tanığa “bunu nereden biliyorsunuz?” sorusunun yöneltilmesi, beyanın kaynağını belirlemek bakımından temel önemdedir.
Tutanak ve Ses-Görüntü Kaydı
Tanık anlatımının özünü değiştirmeden tutanağa geçirilmesi gerekir. Uzun bir beyanın birkaç cümleye indirgenmesi, önemli ayrıntıların kaybına yol açabilir. Taraf vekilleri tutanağı duruşma sırasında kontrol etmeli ve eksik veya yanlış yazılan kısımlar için derhâl düzeltme istemelidir.
Tanığın ses ve görüntü nakli yoluyla dinlenmesi hâlinde de HMK m. 260'daki bilgilendirme yükümlülüğü devam eder.
Sık Yapılan Hatalar
Tanığa dava dosyasının bütününün anlatılması, taraflardan birinin iddiasının doğru kabul edilerek soru kurulması, tanığın serbest anlatımına izin verilmemesi ve beyan kaynağının sorulmaması en sık rastlanan hatalardır.
Hukuki Değerlendirme
HMK m. 260, tanık beyanının düzenli ve güvenilir biçimde alınmasını sağlayan temel bir usul güvencesidir. Bilgilendirme ne yetersiz ne de yönlendirici olmalıdır. Sağlıklı tanık dinleme, olayın açıklanması ile cevabın tanığa bırakılması arasındaki dengeye bağlıdır.
Günser + Partners ile İletişim
Tanık beyanının alınış biçimi, soru yasağı, tutanak eksikliği ve duyuma dayalı anlatımlar ispat değerlendirmesinde belirleyici olabilir. Somut dosyanızın incelenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya somut olay bakımından sonuç garantisi içermez.
Kaynak ve Güncellik Notu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 259-263.
- Kaynak PDF'deki madde ve gerekçe, 31.07.2026 itibarıyla güncel metinle karşılaştırılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Tanığın duruşma düzeni ve çağrı hakkında bilgi alması mümkündür; ancak nasıl ifade vereceğinin öğretilmesi veya gerçeğe aykırı beyana yönlendirilmesi hukuka aykırıdır.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.