İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma

Bilirkişilik Görevinin Kapsamı ve Yükümlülükler | HMK Madde 269

Bilirkişinin davete uyma, yemin etme ve süresinde rapor verme yükümlülüğü ile özürsüz davranışın hukuki ve disiplin sonuçları açıklanmıştır.

Bilirkişi, mahkemenin hukuki değerlendirme yetkisini devralan kişi değildir. Görevi, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren maddi meselelerde mahkemeye uzman görüşü sunmaktır. HMK m. 269, bilirkişilik görevinin davete uyma, yemin etme ve görüşü süresinde bildirme yükümlülüklerini kapsadığını düzenler.

Bilirkişinin temel görevi nedir?

Mahkeme yalnızca hukuk dışındaki özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurabilir. Bilirkişi, kendisine yöneltilen teknik soruları cevaplar; hukuki nitelendirme yapamaz, tarafların haklılığına karar veremez ve hüküm sonucu öneremez.

Bilirkişilik Kanunu ve Bilirkişilik Yönetmeliği de tarafsızlık, bağımsızlık, dürüstlük, uzmanlık ve görevi bizzat yerine getirme ilkelerini düzenler.

HMK Madde 269 kapsamındaki yükümlülükler

Bilirkişilik görevi şunları kapsar:

  • mahkemenin davetine uymak,
  • belirlenen gün ve saatte hazır bulunmak,
  • yemin etmek,
  • bilgisine başvurulan konuda oy ve görüşünü süresinde mahkemeye bildirmek.

Bilirkişi yalnızca rapor yazmakla yükümlü değildir. Keşfe katılması, duruşmada açıklama yapması veya ek soruları cevaplaması istenebilir.

Bilirkişinin davete uymaması

Geçerli özrü olmadan davete uymayan, hazır bulunduğu hâlde yemin etmekten veya süresinde görüş bildirmekten kaçınan bilirkişi hakkında tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır. Durum ayrıca bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.

Geçerli özür; sağlık sorunu, mücbir sebep, görevin uzmanlık alanı dışında kalması veya tarafsızlığı etkileyen sonradan öğrenilmiş bir durum olabilir. Bilirkişi, özrünü gecikmeden ve belgeyle mahkemeye bildirmelidir.

Görevi kabulden kaçınma ve çekinme

Bilirkişi, uzmanlık alanı dışında kalan bir görev verildiğinde bunu kabul etmemeli veya derhal bildirmelidir. Taraflarla yakınlık, menfaat ilişkisi ya da tarafsızlığı şüpheye düşüren başka bir neden varsa çekinme hükümleri gündeme gelir.

Uzman olmadığı bir konuda rapor düzenlemek, yalnızca raporun yetersizliğine değil; bilirkişinin disiplin ve hukuki sorumluluğuna da yol açabilir.

Raporun kapsamı ve sınırı

Bilirkişi, mahkemenin HMK m. 273 uyarınca belirlediği görev alanıyla bağlıdır. Dosyadaki bütün hukuki uyuşmazlığı çözmek yerine, açıkça sorulan teknik vakıaları inceler. İnceleme yöntemini, kullandığı verileri, hesapları ve vardığı sonucu denetime elverişli biçimde açıklamalıdır.

Raporun taraf iddia ve savunmalarını karşılaması gerekir; fakat bilirkişi delillerin hukuki değerini takdir edemez. Örneğin “davanın kabulü gerekir” veya “davalı kusurludur” şeklindeki salt hukuki sonuçlar bilirkişi görevinin dışındadır.

Çelişkili veya yetersiz raporlar

Mahkeme bilirkişi raporuyla bağlı değildir. Raporlar arasında çelişki varsa çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru olmaz. Ek rapor alınabilir veya yeni bir uzman heyet görevlendirilebilir.

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında, özel veya teknik uyuşmazlıkta uzman olmayan kişilerden alınan ve denetime elverişli olmayan raporların hükme esas alınması bozma nedenidir. Bilirkişinin yalnızca listeye kayıtlı olması, somut uzmanlık konusuna sahip olduğunu kendiliğinden göstermez.

Bilirkişinin hukuki ve cezai sorumluluğu

Kasten veya ağır ihmal ile gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesi, HMK m. 285 ve devamındaki devletin sorumluluğu sistemini gündeme getirebilir. Ayrıca gerçeğe aykırı bilirkişilik ve görevi kötüye kullanma niteliğindeki fiiller ceza hukuku bakımından değerlendirilebilir.

Disiplin yaptırımları ise uyarma, geçici süreyle listeden çıkarma veya sicilden çıkarma gibi sonuçlar doğurabilir. Somut yaptırım Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliğe göre belirlenir.

Tarafların rapora itiraz hakkı

Taraflar, bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren HMK m. 281’deki süre içinde eksik veya belirsiz hususların tamamlattırılmasını, açıklama alınmasını veya yeni bilirkişi görevlendirilmesini isteyebilir.

İtirazın yalnızca “raporu kabul etmiyoruz” şeklinde yapılması etkili değildir. Hesap hatası, uzmanlık eksikliği, kullanılmayan belge, cevaplanmayan soru ve hukuki değerlendirme gibi noktalar somutlaştırılmalıdır.

Sık yapılan hatalar

Bilirkişiden hukuki görüş istenmesi, görev sınırlarının belirsiz bırakılması, uzmanlık alanı uygun olmayan kişinin görevlendirilmesi, raporun dayanaklarının gösterilmemesi ve çelişkili raporlar giderilmeden karar verilmesi sık hatalardır.

Bilirkişinin de dosyadaki tüm belgeleri özetleyip teknik soruya cevap vermemesi, raporu başka kişiye hazırlatması veya taraflarla tek yanlı iletişim kurması ciddi sorun oluşturur.

Hukuki değerlendirme

Sağlıklı bilirkişi incelemesi, doğru uzman seçimi ve açık görev tanımıyla başlar. Tarafların bilirkişi görevlendirme kararına ve rapora zamanında, teknik gerekçelerle müdahale etmesi gerekir. Aksi hâlde yetersiz rapor hükmün temelini oluşturabilir.

Sonuç

Bilirkişinin görev sınırını aşması, uzmanlık dışı rapor hazırlaması veya raporun denetlenemez olması yargılamanın uzamasına ve hatalı hükme yol açabilir. Bilirkişi incelemesinin ve rapora itirazların dosya özelinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay hakkında hukuki görüş yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat kontrol tarihi: 31.07.2026.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Hukuki değerlendirme ve hüküm kurma yetkisi mahkemeye aittir.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.