İçeriğe geçİçeriğe geç

Medeni Usul Hukuku · · ≈2 dk okuma

HMK 209 Yazı veya İmza İnkârının Sonucu

Adi ve resmî senette yazı veya imza inkârının sonuçları, sahtelik incelemesi ve icra takibine etkisi HMK 209 kapsamında açıklandı.

Bir adi senetteki yazı veya imzanın inkâr edilmesi, belgenin ispat gücünü doğrudan etkiler. HMK 209’a göre adi senet, yazı veya imza inkârı hakkında karar verilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınamaz. Resmî senetlerde ise daha güçlü bir güven ilkesi geçerlidir; belge ancak sahteliği mahkeme kararıyla sabit olduğunda işleme esas alınamaz.

Adi Senette İmza İnkârı

Kendisine adi senet karşı delil olarak sunulan taraf, imzanın kendisine ait olmadığını açıkça bildirmelidir. Tüzel kişilerde imzanın yetkili temsilciye ait olup olmadığı ayrıca incelenir. İnkâr hâlinde mahkeme HMK 211’deki yöntemle inceleme yapar; taraf açıklamaları, karşılaştırmaya elverişli imzalar ve bilirkişi incelemesi değerlendirilebilir.

Resmî Senette Sahtelik İddiası

Noter senedi veya yetkili memur tarafından düzenlenen resmî belgenin sahteliği ileri sürüldüğünde belge, sahtelik mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar geçerliliğini korur. Resmî senedin yalnız imza kısmı değil, düzenleme ve içerik yönünden sahteliği de ayrı hukuki değerlendirme gerektirir.

Sahtelik İddiası Nasıl İleri Sürülür?

Sahtelik, görülmekte olan davada ön sorun olarak ileri sürülebilir veya ayrı bir sahtelik davasına konu olabilir. İnkârın hangi yazı veya imzaya ilişkin olduğu açıkça belirtilmelidir. Genel ve soyut “belgeyi kabul etmiyoruz” beyanı yeterli olmayabilir. Belgenin fotokopisi yerine aslı getirtilmeli ve inceleme asıl üzerinden yapılmalıdır.

İcra Takibine Etkisi

HMK 209’un adi senedin işleme esas alınmamasına ilişkin hükmü, icra takiplerini kendiliğinden durduran genel bir kural değildir. Kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya ve borca itiraz, İcra ve İflas Kanunu’nun özel süre ve usullerine tabidir. Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu veya genel mahkemede sahtelik davası açılması tek başına icra takibini durdurmaz; koşulları varsa tedbir veya icranın geri bırakılması talep edilmelidir.

İhtiyati Tedbir

HMK 209/3’e göre senede dayanılarak daha önce verilmiş ihtiyati tedbir, sahtelik iddiasından kendiliğinden etkilenmez. Senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler isteyebilir. Mahkeme tedbir değerlendirmesinde yaklaşık ispat, zarar ihtimali ve ölçülülük ilkelerini gözetir.

Sık Yapılan Hatalar

İmza inkârını süresinde ve açık yapmamak, belgenin aslını talep etmemek, ceza şikâyetinin icrayı otomatik durduracağını sanmak ve imza incelemesini yalnız fotokopi üzerinden yaptırmak sık hatalardır. Temsil yetkisi bulunmadığı savunması ile imzanın sahte olduğu iddiası da birbirinden ayrılmalıdır.

Hukuki Değerlendirme

İmza inkârı, yalnız kriminal inceleme meselesi değildir. Belgenin adi veya resmî oluşu, takip hukukunun özel hükümleri, temsil yetkisi ve sahtelik iddiasının usulü birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış mercie veya yanlış süre içinde yapılan itiraz koruma sağlamayabilir.

Sonuç ve Hukuki Destek

Sahte olduğu düşünülen senet veya imza nedeniyle dava ya da icra takibiyle karşılaşılması hâlinde süreler son derece kısadır. Belgenin niteliği ve başvuru yolunun belirlenmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.

<!-- Editoryal doğrulama tarihi: 31 Temmuz 2026. Kaynak taslak: blog-mevzuat-hmk-madde-209-yazi-veya-imza-inkarinin-sonucu-98ff6945.pdf. Mevzuat: ilgili kanunların güncel konsolide metinleri. -->

Sık Sorulan Sorular

Hemen geçersiz olmaz; adi senet inceleme sonuçlanıncaya kadar işleme esas alınamaz.

Telif ve Kullanım

Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.

Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz

Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.