Medeni Usul Hukuku · · ≈3 dk okuma
HMK Madde 289: Keşfe Yetkili Mahkeme
Keşfin davaya bakan mahkemece yapılması, yargı çevresi dışındaki keşifte istinabe, büyükşehir istisnası ve bilirkişi incelemesi açıklanmıştır.
Keşif, hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında doğrudan gözlem yapmasını sağlayan delildir. Kural olarak keşfi davaya bakan mahkeme yapar. Keşif konusu başka bir yargı çevresindeyse istinabe yoluna başvurulur; büyükşehir belediye sınırları içinde ise davaya bakan mahkemenin bizzat keşif yapabilmesi mümkündür.
İlgili mevzuat hükmü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.289:
(1) Keşif, davaya bakan mahkemece icra edilir. Keşif konusu, mahkemenin yargı çevresi dışında ise inceleme istinabe suretiyle yapılır.
(2) Keşif konusu, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise inceleme, davaya bakan mahkeme tarafından da yerine getirilebilir.
Keşif neden hâkim tarafından yapılır?
Keşfin özü, hâkimin duyu organlarıyla yer, eşya veya kişinin durumunu incelemesidir. Bilirkişi keşifte teknik yardım sağlar; hâkimin yerine geçerek yalnız dosya veya fotoğraf üzerinden “keşif” yapamaz.
Mahkeme keşfin yerini, zamanını, incelenecek hususları ve bilirkişi uzmanlıklarını ara kararda belirlemelidir. Tarafların hazır bulunma ve gözlemlerini tutanağa geçirtme hakkı vardır.
Yargı çevresi dışındaki keşif
Keşif konusu mahkemenin yargı çevresi dışındaysa inceleme istinabe olunan mahkemece yapılır. Talimat yazısında keşfin amacı, cevaplanacak sorular, dosyadan gönderilecek belgeler ve bilirkişi uzmanlıkları açıkça gösterilmelidir.
Büyükşehir belediye sınırları içindeki yerlerde, farklı adli yargı çevresi tartışması olsa dahi ikinci fıkra davaya bakan mahkemenin keşfi bizzat yapabilmesine imkân verir. Uygulama, mahkemenin organizasyonu ve usul ekonomisine göre şekillenir.
İlgili mevzuat ve bağlantılı hükümler
HMK m.288 keşif kararı, m.290 keşfin yapılması, m.291 keşfe katlanma ve m.266 ve devamı bilirkişilik hükümleri birlikte uygulanır.
Yargıtay uygulaması
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/11806 E. ve 2019/968 K. sayılı kararında, mahkeme heyeti tarafından usulüne uygun keşif yapılmadan ve keşif tutanağı düzenlenmeden, yalnız büro incelemesine dayalı bilirkişi raporlarıyla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Karar, özellikle taşınmaz ve kadastro uyuşmazlıklarında fotoğraf, kroki, çevre parseller, harita uygulaması ve mahallî gözlemin hâkim denetiminde yapılması gerektiğini vurgular.
Süreler, görevli ve yetkili merci
Taraf, keşfin hangi çekişmeli vakıayı ispatlayacağını açıklamalı ve mahkemenin belirlediği gider avansını süresinde yatırmalıdır. Hâkim gerekli görürse kendiliğinden de keşfe karar verebilir; giderin geçici olarak hangi taraftan alınacağı HMK m.325 çerçevesinde belirlenebilir.
Keşif günü usulüne uygun bildirilir. Taraf gelmese dahi şartları varsa yokluğunda keşif yapılabilir; bu nedenle mazeret ve erteleme talepleri somut gerekçeye dayanmalıdır.
İspat, delil ve usul sorunları
Tutanakta hazır bulunanlar, gözlenen fiziksel durum, taraf beyanları, çekilen fotoğraflar, ölçümler ve bilirkişiye verilen görev gösterilmelidir. Sonradan raporda yer alan fakat keşifte gözlenmeyen hususlar denetlenebilir olmalıdır.
Keşiften sonra düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz, raporun taraflara tebliğinden itibaren verilen süre içinde somut ve teknik biçimde yapılmalıdır.
Öğreti ve uygulamadaki değerlendirme
Madde gerekçesi ve yerleşik usul ilkeleri, düzenlemenin biçimsel bir kuraldan ibaret olmadığını; hukuki dinlenilme hakkı, usul ekonomisi ve kararların denetlenebilirliği ile birlikte uygulanması gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmada tam künyesi ve doğrudan ilgisi doğrulanamayan kararlar emsal olarak kullanılmamıştır. Somut olayda farklı bir özel kanun veya güncel içtihat bulunması hâlinde sonuç değişebilir.
Sık yapılan hatalar
- Bilirkişinin büro incelemesini keşif yerine koymak.
- İstinabe talimatında incelenecek hususları belirsiz bırakmak.
- Keşif giderini verilen kesin sürede yatırmamak.
- Keşif tutanağı ve fotoğraflardaki eksikliklere zamanında itiraz etmemek.
Hukuki değerlendirme
Bu düzenleme tek başına okunarak somut uyuşmazlığın sonucu belirlenemez. Maddenin uygulanması; talebin hukuki niteliğine, yargılamanın hangi aşamada bulunduğuna, tarafların daha önce yaptığı usul işlemlerine ve bağlantılı hükümlere göre değişir. Usul hukukunda yanlış işlem çoğu zaman yalnız şekli bir eksiklik değildir; süre kaybı, delilin değerlendirilememesi veya kanun yolu hakkının kullanılamaması sonucunu doğurabilir.
Günser + Partners ile iletişim
Bu tür uyuşmazlıklarda sürelerin kaçırılması, yanlış mercie başvurulması veya delillerin usulüne uygun sunulmaması hak kaybına neden olabilir. Somut olayınızın güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi için Günser + Partners ile iletişime geçebilirsiniz.
Kaynak ve doğrulama notu
- Kaynak PDF: blog-mevzuat-hmk-madde-289-kesfe-yetkili-mahkeme-00faa8de.pdf
- Mevzuat ve karar kontrol tarihi: 31.07.2026
- Kanun maddesi, bu tarihte yürürlükte olan konsolide metin esas alınarak kontrol edilmiştir.
- Karar bölümünde yalnız tam künyesi ve konu bağlantısı ayrıca doğrulanabilen kararlar kullanılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Bilirkişi ayrıca teknik inceleme yapabilir; ancak HMK anlamındaki keşfin hâkim denetiminde ve usulüne uygun gerçekleştirilmesi gerekir.
Telif ve Kullanım
Bu sitedeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Günser + Partners (Law & Consultancy)'a aittir. İçeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz biçimde başka internet sitelerinde yayımlanması hâlinde hukuki ve cezai yollara başvurulur. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.
Hukuki Bilgilendirme ve Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya somut olay bakımından görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık, kendi koşulları, süreleri, delilleri ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. İçeriğe dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir. Makalenin okunması veya iletişime geçilmesi tek başına avukat müvekkil ilişkisi kurmaz.
Hukuki durumunuzu birlikte değerlendirebiliriz
Meselenizi doğrudan avukatlarımıza ileterek size uygun bir görüşme için randevu talep edebilirsiniz. Başvurunuz, olayın niteliğine göre özenle değerlendirilir.